12 Ekim 2015 Pazartesi

Bitenler Kulübü #6

Eveeet, uzunca bir aradan sonra tekrardan merhaba! Güya bu yazıyı 2 hafta önce yazacaktım ama 2 haftadır kendime her gün için farklı bir bahane uydurmam nedeniyle yazı bugüne kadar sarktı :) Bir gün ''Bugün okuldan çok geç çıktım'' başka bir gün '' Spor salonunda çok yoruldum yazmaya halim yok'' sonraki gün '' Bugün tenis oynadım kollarımda derman kalmadı'' ve kişisel favorim '' Çalışacağım çok fazla ders var blog a zaman ayıramam'' Bunların hepsini bahane olarak nitelendirmemin sebebiyse insanın bir şeyi gerçekten istediği zaman ne edip ne yapıp o şeyi elde edebileceğine inanmam. Zamanı yokmuş sanki bana koç holding in genel müdürü de yapacak boyundan aşkın işi var ondan zaman bulamıyor ( Evet' şu anda blogger kendiyle çatışma halinde )
Her neyse umarım bir daha asla bu kadar uzun süre ayrılmayız diyerek bir bitenler kulübü yazıma daha başlıyorum :)



Yves Rocher Purete Purity Shampoo  : Bu ürünü alırken oradaki bayana özellikle danışmış ve ürünün günlük kullanıma uygun olup olmadığını sormuştum. Ne var ki ürünü bir kaç sefer kullandıktan sonra hiçte günlük kullanıma uygun bir şampuan olmadığını gördüm. Zira düzenli kullanım sonucu saçımdaki yağın vakumlanır gibi çekilip atıldığını ve geriye yağsız, kuru resmen keçeyi andıran bir saç bıraktığını gördüm. Belki aşırı yağlı saçlar için 2-2.5 günde bir kullanım için uygun olabilir ancak günlük kullanım için hiç kimseye önermiyorum bu ürün. Ne yazık ki ürünü sadece %10'u kullanarak çöpe atıyorum.

Yves Rocher Jardins du Monde : Aşk nasıl bir şeydir bilir misin sevgili okuyucum? Hıh işte bu duş jeli de aynı aşk gibi insanın duşta içini ısıtan, mutlu eden bir kokusu var. Yaz mevsiminde ağır kahve kokusunun duşta bayıcı olabileceğini düşünerek bırakmış olsam da sonbahar ve kış aylarında günlük duş rutinim de vazgeçilmezlerim arasındaki yerini alacak bir ürün.

Dermokil Kil Maskesi : Gratis'te merakıma yenik düşüp de almıştım bu ürünü. Kullandıktan sonra keşke almasaydım dediğim ürünlerden biri oldu. Kokusu mu desem kıvamı, etkisi, kalitesi her yönüyle üründen nefret ettim resmen. Tek kullanımdan sonra en ufak bir tereddüte dahi düşmeden ürünü çöpe gidecekler arasına ekledim. ( Bahçedeki çamuru alıp yüzüme sürsem herhalde daha etkili olurdu)

Yves Rocher Kayısılı Peeling : Bana kayısı kokusunu sevdiren ürün diyebilirim. Resmen insan peeling yaparken bir yandan da o güzel kokuyla enerji doluyor. İçerik olarak klasik kozmetik markaların ürünlerinden bir tık daha yukarıda. Yapısını cildime oldukça uygun bulmuştum tanecikleri ne minicik ne de çakıl taşı gibi tam ideal boyutta. Her ne kadar cildimde bulunan tüm ölü deriyi söküp atmasa da peelingden sonra cildimin daha pürüzsüz ve canlı göründüğünü fark edebiliyordum. Üstelik fiyat olarak da oldukça ekonomik. Aklımda 1-2 farklı peeling daha var onları da denedikten sonra eğer çok memnun kaldığım biri olmazsa bu ürüne kesinlikle geri döneceğim. Ayrıntılı yazısı için Tık Tık

Marvis Diş Macunu : Klasik market diş macunlarından hiçbir farkı yok. Aslında bir daha düşündüm de birkaç farkı var, içerik olarak çoğu bilindik markadan bile daha kötü üstelik bu kalitesizliğine karşın fiyatı da çoğu diş macunundan daha fazla. Yanılmıyorsam 33'lira gibi bir şeydi tam boyu. Şahsen bu ürünü kullanmam için üstüne para verseler bile asla dişlerime sürmem. Cilt bakımında içeriğe verdiğim önem ağız bakımında farklı bir boyuta geliyor. Sonuçta ağzımızı çalkaladıktan sonra az bir miktar da olsa diş macunu kalıyor ve bu macunun içinde bulunan kimyasalları gün içinde bir şekilde yutuyoruz. Bu nedenle ağız bakımında biraz daha bilinçlenerek en azından ürünleri almadan önce bir içeriğine göz atmamız gerekiyor.(Ne yazık ki ürünü online alışverişte aldığım için içeriğini inceleme fırsatım olmamıştı) Ürünü atmamış olsaydım size içerik listesini okurdum içinde yok yok. :)

DR. Organic Tea Tree Toothpaste : İyi bir ürün olsa da ben ağzımda bıraktığı ferahlığı birazcık ağır buldum. Bu nedenle şu anda tekrar DR Organic Aloe Veralı diş macununa dönmüş bulunmaktayım.

Logona Vanilya - Aloe Vera El Kremi : Yaz aylarında rahatça kullanılabilecek bir krem. Çabuk emiliyor ve etkisini hızlıca gösteriyor. Ancak ürünün oldukça yüzeysel bir etkisi var yani cildi daha nemli bir hale getirmek yerine cildin üzerinde ince nemli bir bariyer etkisi yaratıyor. Tekrar alacağımı zannetmiyorum.

Avene Termal Su : Bu ürünü yazmaktan sıkıldım artık :) Herhalde ürünün etkilerini ve ürünü ne kadar sevdiğimi bilmeyen kalmamıştır. Ayrıntılı yazısını okumak için Tık Tık


Jean Paul Gaultier Le Male Parfüm : İlk başlarda benim için oldukça cezbedici bir koku olsa da parfümün sonlarına doğru kokusunun tek düzeliğinden bıkkınlık gelmişti. Uzun bir süre içinde tekrardan almayacağım bir parfüm olacağı kesin. Tık Tık

Urban Care Saç Bakım Serumu : Kabus gibi bir üründü. Saçımı ağırlaştırması yetmezmiş gibi birde vaat ettiği hiçbir şeyi gerçekleştiremedi. Ürünü 4-5 kere kullandıktan sonra çöpe atılacaklar arasına ekledim.

Theraneem Mouthwash : Bu ürünü yazarken acaba yukarıda Urban Care için söylediğim kabus sözünü değiştirsem mi diye düşündüm çünkü o kabus ise bu ürün nedir. Yahu tamam tarçınlı anladık hafif tatlı bir tat ağızda bırakmasını beklersin ama bu ürün resmen ağızda, hazırlanırken içine un yerine tarçın atılmış kek gibi bir tat bırakıyor. Dişlerimi fırçaladıktan sonra bu ürünü kullanınca ardından tekrar dişlerimi fırçalayasım geliyor düşünün artık ağızda nasıl tatlı bir tat bıraktığını. Ağzınızda ferahlık hissi bırakmasını geçtim fırçalamadan sonra oluşan o ferahlığı da alıp götürüyor. Sırf şu koca şişe çöpe gitmesin diye kendimi zorladım ama yok en fazla bir hafta dayanabildim. Bu arada gargara yaparken tiksintiden suratım resmen Pug (nedir) gibi bir ifade aldı.

Terractive Çamur Maskesi : Ciltteki yağı almada başarılı olsa da maskeyi duruladıktan sonra cildimde yeterli berraklığı göremedim. Ayrıca koku ve yapı olarak da başarılı bulmamıştım ürünü. Tekrar gidip de alacağım bir ürün olmayacak.

DR. Organic Bio Balm : Etki yönünden ne yazık ki beklentilerimin altında kalan bir ürün oldu. Beklentilerimi karşılamayınca bir süre daha kullanmaya devam edip ürünü raflara kaldırdım. Artık işlevsel herhangi bir yönünü göremediğim içinde çöpe atıyorum baya ayrıntılı bir yazısını yazmıştım o yüzden ürünün etkilerine değinmeyeceğim. İsteyenler buraya tıklayarak ürünün ayrıntılı yazısını okuyabilirler.

Son zamanlarda tester olarak denediğim Caudalie kil maskesi ve Dr. Organic E vitaminli vücut losyonundan da pek etkilenmedim. Halbuki Caudalie kil maskesinden büyük beklentilerim vardı ama Nuxe kil maskesini kesinlikle Caudalie yerine tercih ederim.


Yazının sonunda derin bir ''oh be'' dedim :) Her ne kadar bugünlük ders çalışamamış olsam da en azından sevdiğim hatta tutkuyla bağlı olduğum bir şey üzerinde yazıp çizerek zaman geçirmiş oldum. Bir sonraki yazımda tekrardan görüşmek üzere kendinize çok ama çok iyi bakın!




4 yorum:

  1. Nerelerdesin sen! Özlemişim yazılarını okumayı. Bir daha bu kadar gitme (diyene bak, duyan da beni planlı programlı blogger sanacak :))

    Bu arada vintage witch ben. Adımı değiştirdim de not düşeyim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haha aynen bir plana, programa uyduramadık blog yazmayı :)

      Yeni ismin hayırlı olsun ;)

      Sil
  2. bitenler yazılarını okumaktan hep keyif almışımdır bundan da öyle :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok mutlu oldum yazıyı okurken keyif almana :)

      Sil